Pages

Subscribe:

9 Ağustos 2011 Salı

Arda Turan Resmen Atletico Madrid'te!

  Arda Turan, artık Atleticolu. Arda hayranları ona kızıyor, eğer ona güveniyorsanız, seviyorsanız bu öfke nedir? Adam gitmek istiyor işte bırakın gidiversin ya. Kendini dışarıda göstersin, sonra diyorsunuz Türk 
futbolu kötü diye. Böyle olursa tabii gelişmez. Sınırları aşmak gerekir.
Ayrıca Arda orada yalnız değil ki. Nuri var Hamit var.. İsterse Ronaldo,
Kaka, Oezil ve diğerleri de var.. An itibariyle Atletico Madrid'in en paha-
lı futbolcusu ve ayrıca en pahalı Türk futbolcu: 12 milyon €! Türk futbolunun gelişmesi için bir şeylerin değişmesi gerek. Hayırlısı olsun diyorum ve Arda'ya başarılar diliyorum..

Çok geç..

Arda Turan'ın takımdan gitmek istediğini açıkladı Ünal Aysal. Ardından haberler anında çıktı: Arda Atletico'da! Ama Atletico başkanı bunları yalanladı. Arda, hiç sevmediğim, Galatasaray ruhunu hiç 
yakıştıramadığım bir kaptan. Bir an önce gitsin, Avrupa'da boy göstersin. Böylesi herkes için iyi olacak.
Formasına küfür eden, takım arkadaşı Caner ile, milli takım arkadaşı Semih Şentürk ile kavga eden
bir kaptanı isteyen var mı? Kaptan yol göstermeli takıma. Ama Arda gitmeden kaptanlık başkasına
verilmez herhalde. O yüzden gitsin, kaptanımızı seçelim; takıma örnek olabilsin!



Süper Lig'in Gol Kralları

  Dün itibariyle Teteh Bangura, Bursaspor ile sözleşme imzaladı. Kenny Miller'ın takımdan ayrılmasından sonra iyi bir forvete ihtiyacı vardı Bursa'nın. Ama Bangura'nın geldiği ligi biliyoruz: İsveç.. Bizim ligimize İspanyol, Romen gol kralları bile alışamıyor ve İsveç'ten gelen Teteh'in de çok kolay alışacağını sanmam. Eneramo da öyle..
  Ama faydası dokunacaktır Bangura'nın, önemli olan bunun ne zaman başlayacağı. Belki yarın, belki 2 ay sonra, belki 1 yıl sonra...
  Bir de Kris Boyd, Pierre Webo ve Diomansy Kamara var. Bu üç isimden hiç şüphe duymuyorum. İBB ve Eskişehir çok önemli isimler kazandı kuşkusuz. Şu da var, Eskişehir'e acıyorum. Halil geliyor sonra Trabzon'da. Webo geliyor sonra Belediye'de..
  3-4 yıl önce Sasa İliç, Mateja Kezman, Matias Delgado gibi isimlere yıldız derdik. Şimdiki yıldızlarımız; Melo,Elmander,Muslera,Santos,Niang,Boyd,Kamara,Webo,Simao,Quaresma ve adını saymaya üşendiğim birçok isim.. İşte Türk futbolu tam böyle gelişirken şike olayı ve bammm...
  Olay döndü dolaştı yine şikeye geldi. Böyle olmasını hiç istemezdik.. Bu olay çözülsün bir an önce ve futbolumuza geri dönelim. Özlemiştik..

İyi ki varsın futbol, iyi ki varsın Süper Lig!

Beyaz bir kapak...

  Galatasaray, yeni dönem için beyaz kapakla çıkıyor,  Polat diyor ki; Galatasaray'da kirlilik mi vardı? Galatasaray'da yaşanan olaylar medyaya farklı yansıyor, yönetimin gruplara ayrıldığı söyleniyor.. 3 sezondur şampiyonluk yüzü göremeyen ve bu yıl şampiyonluğun en büyük adaylarından Galatasaray'da başarının sağlanması için önce iç sorunlar çözülsün. Ünal Aysal'ın yaptığı, dediği  her şey eleştiriliyor,  farklı yorumlanıyor. Sonuna kadar Ünal başkanın yanındayım. Galatasaray'ı eski günlerine döndürecek odur..

8 Ağustos 2011 Pazartesi

Emmanuel Eboue Galatasaray'da!

  Galatasaray'da beklenen gelişme oldu. Emmanuel Eboue artık aslan. Transfer açıklanacaktı ama belge olayı nedeniyle gecikti. Bugün yarın açıklanır herhalde.
  Ne zaman açıklanırsa açıklansın, hayırlı olsun yeter. Zaten Wenger istemiyordu kadrosunda. Yanlış bilmiyorsam birkaç gün içinde Eboue'nin yeni takımına gideceğini söylemiş.
  Hoşgeldin EBOUE!

Vay vay vay... Çantaya bak!

  Evet ilk yazıma başlayayım..
  Ne yazık ki ülkemizdeki sorunlar, gerek spor olsun gerek siyaset gerekse başka bir şey, maalesef çok uzun süre çözülemiyor. Özellikle sporda objektif olunamıyor. Şimdi söyleyeceklerim biraz çelişkili gelebilir size neyse çok uzatmayalım..
  Bir başkan, yönetici veya başka biri elinde bir çantayla görüldüğünde, bizim taraftarlarımız direkt olarak "Bak çanta var, demek ki şike de var." diyor. İşte bu objektifsizlik ve mantıksızlık yüzünden bizim futbolumuz dünyada git gide imajını kaybediyor. Rakip takım hakkında iddialar atıldığında kesin olarak suçlu bulunuyor, taraftarı olunan takıma gelince ise suçsuz oluyor. Yani Türk taraftarların, kendi takımı her zaman haklıdır.. Tabii herkes için demiyorum.
  Gelelim malum konuya. Farkında mısınız bilmem ama çarşamba günü milli takımımızın bir maçı var ama sadece hazırlık değil, bu maçta eksiklerimizi göreceğiz, eylüldeki maçlardaki planlarımızı çizeceğiz. Ancak belki de çoğu kişi maçımızın olduğunu bile bilmiyor!
  Ben olaya Fenerbahçe'yi ayrı kefede, Sivas'ı ayrı kefede gibi bakmıyorum. Suçu olan cezasını çekmeli bence.
Ve şunu da ekleyeyim. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz, bu ateş üfleyerek sönmez! 
  Temmuz'un ilk günlerinin sabahında, Türkiye çok önemli bir gelişmeyle uyandı.. Birçok kişi gözaltına alındı, tutuklandı.. Aziz Yıldırım, defalarca rahatsızlandı. Eğer suçu yoksa niye korkuyor ki? Suçu yoksa, suçlu gibi ceza mı çekecek, hayır. O zaman bunlara gerek yok, rahat ol! Ama suçun varsa bilemem. Ve en sonunda tutuklama kararı çıkıyor.. Ama bu suçlu olduğu için değil, tedbir amaçlıdır. Bunu da eklemek gerek. Ama benim düşüncem bu işten bazıları kurtulsa bile, kurtulamayanlar olacaktır.
  Operasyon büyüdü büyüdü büyüdü.. Beşiktaş da olaya karıştı. Trabzon da. Karadenizliler serbest kaldı, İstanbullular tutuklu.
  Sayamayacağımız kadar açıklama yapıldı.. Ünal Aysal'ın liglerin ertelenmesini istediğini söyleyince herkes karşı çıktı. Peki ya ligler başlasaydı, ligin onuncu, onbeşinci haftasında şike kanıtlansaydı? Takımlar tam 2 sezon kaybedecekti, 2 sezon! Şimdi ertelendi, 9 Eylül'de tertemiz bir lig göreceğiz. Ve şunu da kesin olarak düşünüyorum; bir daha futbolumuz böyle şaibelerde kalmayacaktır. Bu herkese örnek olsun!
  Beşiktaş, kupayı devretti; Serdar Adalı istifa etti. Tayfur Havutçu'nun yerine o aklanana kadar Carvalhal getirildi... Peki Süper Kupa ertelendiğinde? Fenerbahçe çıkıp ne dedi, bu karar doğru değildir!
  İnsanda biraz akıl olur, kupanın sahiplerinden biri kupayı iade etmiş, 2 finalistin de yönetimi darmadağan.. Ertelenmeyecek de ne olacak?
  Biraz karışık anlatıyorum tarihleri, pardon... Ve bir başka boyut.. Galatasaray... Kaç kez açıklama yapıldı sayamadım, olay şikeyle ilgili değil denildi. Ama basın dinlemedi, tabii Fener ve Beşiktaş'ın olduğu yere Galatasaray'ı da koymadan edemediler. Galatasaray'ın o dönemki başkanı, Türk futbolunun en saygın ve en dürüst insanlarındandır.. Mekanı cennet olsun. Teşvik var mı şike var mı bilmem ama bu açıklamalar boş yere değil. Olay şikeyle ilgili değildir, sadece kendi içimizde olan bir konudur, ifadeleri ne anlatıyor ki? Ne yazık ki ülke basınında doğru olan tek şey tarihtir... Şu da var, belgeler artık bize de gösterilsin. Daha iyi olur çünkü böyle olmazsa, kirlilik devam eder. Hiç değilse belgeleri gördüğümüzde daha sağlıklı düşünme şansını yakalarız, öyle değil mi?
  İnşallah hiç kimse böyle kirli işlere karışmamıştır. Karışmış olan da cezasını sonuna kadar çeksin. Teşvik diye bir şey yok artık diyebiliriz. Çünkü cezası şikeyle aynı...
  Temiz futbol, temiz lig için elele verelim... Şuan ki durum ve 19 maçta şike yapıldığı açıklaması maalesef şikeyi, teşviği garantiliyor.. Dikkatli düşünün federasyon, etik kurul, mahkemeler ve diğerleri.. Suçsuza bir şey yapmayın, suçluya cezasını verin. Suçluluk kanıtlanmadan herhangi bir işleme başvurulursa ve ileri de bu kişiler suçsuz bulunursa çok daha büyük bir karanlığa gireriz..
  Şunu da söylemeden yapamayacağım, biraz mantıklı olun..Mantık, mantık, mantık. Objektif olun, en azından olmaya çalışın. Git ramazan pidesi al denilince, "Kestireyim mi pideyi?" diyecek kadar mantıksız olmayın..
  Türkiye'mizi bu kirlilikten kurtaracak tek yöntem, tek madde, tek unsur milli takımlarımızdır! Milli takımlarımızın başarıları bizi güçlendirecektir! Şimdi birlik olma zamanı.. Galatasaray'ı, Fener'i değil Milli Takım'ı tutma zamanı, haydi Türkiye...

Merhabalar...


Merhabalar.. Sizlerin desteğiyle ayakta kalacağımıza inanıyroum..